Page 511 - SİNCAN TARİH VE KÜLTÜR ATLASI
P. 511
Çal Dağ, çevresine egemen olması nedeniyle Türk savunmasının kilit taşı
durumuna gelir. 30 Ağustos günü Yunan birlikleri dağın batı yamaçlarına
yerleşir. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Çal Dağ’ın önemini şöyle ortaya
koymuştu: “Yunanlılar Çal Dağ’ı alıncaya kadar korkulacak bir şey yok. Çal
Dağ’ı aldıktan sonra Haymana’ya girerlerse kapana tutulduk demektir.” Art
arda kanlı saldırılar yapan Türk birlikleri, Yunanlıları Çal Dağ’ından uzak-
laştırmaya çalışıyorlardı.
Sakarya Meydan Muharebesi’nin başladığı gün cephe çizgisi Ankara’nın
yaklaşık 100 kilometre doğusundan başlayıp, Ankara’nın yaklaşık 150 kilo-
metre güneyinde biten bir elips görünümündeydi. Dokuz gün süren kanlı
çarpışmalardan sonra, Türk birliklerinin gerilemesinden ötürü cephe çizgi-
si, merkezi Ankara olan ve Polatlı’nın 12 kilometre kuzeybatısından başla-
yarak, Haymana’nın 33 kilometre güneydoğusunda biten düzgün bir çem-
ber parçasına dönüşmüştü. Bu çember parçasının merkeze, yani Ankara’ya
olan uzaklığı, cephenin her kesiminde yaklaşık 80 kilometreyi buluyordu.
Bir başka deyişle, yarıçap 80 kilometreydi.
1 Eylül’de Yunanlılar, Polatlı’nın kuzeybatısındaki sırtlara kadar yaklaş-
mayı başardılar. Güneyde ise Haymana’yı güneyden ve güneydoğudan çev-
releyen sırtlara varmışlardı. Yunanlılar artık Ankara’nın bu iki ilçesinin dış
mahallelerine kadar sokulmuş bulunuyorlardı. Bu arada bir Yunan tümeni
de Polatlı-Haymana karayolunun Şeyh Ali kesimini ele geçirmişti. Burası
Ankara’ya kuş uçuşu yalnızca 60 kilometreydi. Artık top sesleri Ankara’dan
duyuluyordu. Top seslerini duyan Ankaralılar düşmanın ne kadar yakına
Cephelerde yaralanan gazilerimizin ilk yardım için sedyelerle taşınırken
495