Page 512 - SİNCAN TARİH VE KÜLTÜR ATLASI
P. 512

sokulduğunu anlıyorlar. Erkekler bir bölümü mezarlık olarak kullanılmaya
                  başlanan Ankara’nın ünlü “Namazgahı”nda toplanıyor, toplu olarak namaz
                  kılıyor ve zafer için dua ediyorlar. Ankaralı kadınlar da sık sık Hacı Bayram
                  Veli türbesinin önünde toplanıyor, dua ediyorlardı.

                      2 Eylül’de Yunan birlikleri, Çal ve Haymana kesimindeki Türk mevzile-
                  rini top ateşine tutar. 3 Eylül günü Yunan birlikleri Çal Dağı ele geçirdikten
                  sonra ilerlemelerini sürdürmüşler ve Yunan tümeni Polatlı’nın üç kilomet-
                  re yakınına kadar gelir. Bir Yunan Tümeni de Haymana’nın iki kilometre
                  güneyine kadar varır. Yunanlılar Ankara’ya ne zaman gireceklerini hesap
                  ederken, Türk süvarileri cephenin her iki kanadının açığından dalarak Yu-
                  nan cephesinin yüzlerce kilometre gerisine akınlar yapmaya başlar. Türk
                  süvarileri Yunan ulaşım kollarını vuruyor, pusular kurarak yiyecek ve cep-
                  hane taşıyan kamyon konvoylarını yakalıyor; sürücüler ve şoförleri esir alı-
                  yor, at arabalarını ve kamyonları yakarlar.

                      Ankara’nın ünlü “Namazgahında günde birkaç kez cenaze namazı kılı-
                  nıyor, ardından musalla taşlarına sıralı cenazeler toprağa veriliyor. Bunlar
                  Sakarya boylarında yaralanarak Ankara hastanesine getirilen ve orada ölen
                  askerlerdir. Namazgahtepe’de define hazır mezarlar kazılır. Çünkü her gün
                  yüzlerce yaralı gelir. Namazgahtepe’de her gün yeni şehit mezarlarından
                  meydana gelen tepecikler oluşur. Ankaralının dua tepesi, ermeydanı olan
                  Namazgahtepe, şimdi ise şehitlerimizin mübarek bedenlerini bağrına basar.

                      4 Eylül günü çarpışmalar kanlı bir biçimde devam eder, fakat Yunan bir-
                  liklerinde bir durgunluk görülmeye başlanır. Başkomutan Mustafa Kemal
                  Paşa, bugüne dek yalnızca eldeki mevzilerin savunulması yolunda emirler
                  verirken, bugün bütün birliklere elden çıkan her noktanın karşı saldırılarla
                  geri alınmasını emreder. 10 Eylül’de Türk ordusu Basri tepe yamaçlarında
                  bulunan savunma siperlerinden çıkarak hücuma geçer ve Dua tepe ele ge-
                  çirilir ve Yunanlıların sol kanadını zorlamaya başlar. 11 Eylül günü Türk hü-
                  cumu bütün cephe boyunca ve olanca şiddetiyle sürer. Büyük kayıplar veren
                  Yunan birlikleri dağılmaya başlar. 12 Eylül’de Yunan ordusu, sol kanadının
                  uğradığı çöküntü nedeniyle sağ kanadındaki birliklerini kurtarmak için geri
                  çekilmeye başlar. 13 Eylül günü Sakarya Irmağı’nın doğusunda bir tek Yunan
                  birliği kalmamış; bitkin Yunan ordusu karmaşık bir şekilde Eskişehir ve Af-
                  yon yönünde geri çekilmeye başlar. Böylece, Ankara önlerinde 22 gün ve 22
                  gece aralıksız süren ve dünyanın en uzun meydan muharebesi sayılan Sa-
                  karya Meydan Muharebesi, Türk ordusunun kesin zaferiyle sonuçlanır.

                      Türk ordusu Sakarya Muharebesi’nde 277 subay şehit, 1.058 subay ya-
                  ralı, 23 subay esir, 4 subay kaçak, 27 subay belirsiz (şehit, kaçak veya esir)
                  olmak üzere toplam 1.389 subay; 5.436 er şehit, 17.422 er yaralı, 805 er esir,
                  8.602 er belirsiz (şehit, kaçak veya esir) olmak üzere toplam 39.289 erdir.
             496
   507   508   509   510   511   512   513   514   515   516   517